27 Temmuz 2021 Salı

Gecelik ve Sabahlık Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?


 Keyifli bir uyku deneyiminin yanı sıra, şık ve göz alıcı modeller de içeren gecelik ve sabahlık modelleri birçok kişinin tercih ettiği giyim ürünlerinden. Bununla birlikte sabahlık ve gecelik modelleri, sadece uyku esnasında bir giyim ürünü olarak değil, eşinizi, sevgilinizi heyecanlandırmak amacıyla da kullanılabilir. Farklı amaçlar için kullanılabilecek gecelik modellerini incelediğimizde ilk etapta, daha iyi bir uyku için tercih edilebilecek modeller, ya da daha heyecanlı tasarımsal detaylar barındıran seçenekler ön plana çıkabilir. Peki gecelik ve sabahlık tercihinde, nasıl seçim yapılabilir?


Kumaşa Göre Gecelik ve Sabahlık Seçimi

Geceliklerde kumaş tercihi, yaşadığınız deneyimi doğrudan etkiler. Peki hangi kumaşa sahip gecelikleri tercih edebilirsiniz? İpek kumaş ve saten kumaşlı gecelik seçenekleri en çok öne çıkanlardan. Geceliği giyme ve çıkarma esnasında daha iyi bir deneyim elde etmenin yanı sıra, bu kumaş modelleri terlemeye karşı da etkilidir. Teri hızlı bir şekilde emen bu kumaşlar, yatakta daha iyi bir uyku yaşamanızı sağlar. Bununla birlikte gecelik ya da sabahlık seçiminde, dikkat edilecek diğer bir husus da kumaşın boyası ya da vücutta tahriş gibi sorunlara yol açmayacak modeller tercih etmektir. Suwen gecelik ve sabahlık modelleri, içerdikleri kaliteli kumaş yapısıyla size en iyi deneyimi yaşatır. 



Fantezi Model Gecelik ve Sabahlıklar

Belirttiğimiz gibi, gecelik ve sabahlık modelleri yalnızca uyku öncesi değil, aynı zamanda partnerini heyecanlandırmak isteyen kadınların güzel bir değişiklik amacıyla da tercih ettiği seçeneklerden. Farklı modeller içeren gecelik ve sabahlıklar, erkekleri heyecanlandıran kaliteli alternatifler sunuyor. Fantezi konseptli gecelik ve sabahlıklarda öne çıkan trendler neler? Gecelik ve sabahlık takımları, babydoll, transparan gecelikler son yıllarda çok tercih ediliyor. Bununla birlikte saten gecelikler, dantelli gecelik ve sabahlık modelleri de iddialı alternatifler. Gecelik ve sabahlıklar, içerdikleri ipek ve saten kumaşlarla vücut hatlarını çok net bir şekilde gösterdiği için, cinsel yaşama heyecan getirebilen giyim ürünleri içinde yer alıyor. 



Size Hitap Eden Gecelikler

Gecelik ve sabahlıklarda tercih edebileceğiniz farklı modeller, vücut tipinizin yanı sıra ten renginize göre de değişebilir. Bu anlama gecelik ya da sabahlık satın alırken, vücudunuza uygun modeli tercih etmelisiniz. Gecelikleri tercih ederken, diğer kıyafetler gibi bedeni uygun bir şekilde saran seçenekleri tercih etmek önemli. Ancak tercihen dar ve vücut hatlarını ön plana çıkaran modeller daha çok tercih ediliyor. Bununla birlikte, ten rengi koyu olan kadınlar daha çok beyaz sabahlık ve gecelikleri tercih etmekte, açık ten renginde ise daha canlı renkleri tercih edebilirsiniz.


İç giyim alanında en iyi ve en kaliteli seçenekleri sunan Suwen, en iddialı gecelik ve sabahlıkları sunuyor. Saten, ipek ve diğer gecelik ve sabahlık modellerini uygun fiyatlı tekliflerle, Suwen kalitesiyle deneyimleyebilirsiniz. 

7 Temmuz 2021 Çarşamba

KUŞLARIN KANATLARI VAR, BENİM KANATLARIM AYAKLARIM

Yıllar önce katılmış olduğum bir toplu terapi programında yaşadıklarım aklıma geldi. Programa başlamadan önce kuantum eğitmeni ilk olarak bize vücudumuzda ki organlara selam vermemizi söylediğinde biran duraksadım. Bendeki tereddüdü anlayan eğitmen yanıma geldi. Herkes pür dikkat aramızda geçecek diyaloga kilitlendi.  

Hanımefendi bizi var eden bütünümüzü oluşturan parçalara bir selam göndersek ne dersiniz dedi. Aynada kendinize baktığınızda sadece vücudunuzun dış katmanını görebilirsiniz oysaki her bir organ bizi ayakta tutmak için canla başla çalışıyor. Onların sağlıklı varlıkları için şükür etmeliyiz. Bütün organları selamladıktan sonra en son ayaklara geldik ki uzun bir nutuk dinledim. O ana kadar ayaklarımızın sağlıklı olmasının ne denli önemli olduğunu kavramamıştım. Bütün vücut ağırlığımızı yüklenmiş, kuşun kanatları misali bizim kanatlarımızın da ayaklarımız olduğunu hiç düşünmemiştim. Ayaklarımın kıymetini o günden beri iyi bilirim. Bilirim ki her şeyin en güzelini en rahatını onlara vermeliyim. Gün içerisinde veya girdiğimiz ortamlarda ayaklarım rahattaysa bende huzurdayım. O yüzden genelde rahat spor ayakkabılarını giymeyi tercih ederim.

 Günümüzde ki spor ayakkabılar son teknoloji ile üretiliyor. Ayak anatomisini ve vücut ağırlıklarını taşıma gücünü, hareket esnasındaki ayakların alabileceği şekiller bile bilgisayar ortamında mühendislik harikası olarak karşımıza çıkıyor. Yeni teknolojilerin en sevdiğim yanlarından biri de sayısız renk tercihleriyle dolu olması. Eşim iş gereği sürekli ayakta dolaşmak zorunda. O yüzden kıyafetlerine de uyumlu spor ayakkabısı tercih sebebimiz. Kendi aramızda konuşurken onun taleplerini göz önüne alarak en rahat edebileceği ayakkabının arayışına giriştim. Nike air force erkek spor ayakkabı tam onun aradığı kriterleri içeriyordu.

 Hava tabanlı olması, ünlü basketbolcuların da bu üründe birleşmesi daha da dikkatimi çekti. Kauçuk dış tabanı sayesinde üzerinde leke bırakmaması bilek kısmının dolgulu oluşuyla bileği desteklemesi, üzerinde bulunan delikli kısımlarla ayakların nefes almasını sağlayarak terleme sorununu çözmesi. Biz kadınlar için asıl önemli olan kolay temizlenmesi. Genelde spor ayakkabısı deyince insanların aklına beyaz ayakkabılar gelir, oysa ki siyah spor ayakkabısını günlük iş kıyafetleriyle bile kombinlemek mümkündür. 


Eşime alacağım spor ayakkabı belli olduğuna göre benimde kendime spor yaparken, alışverişte veya günlük yürüyüşlerimde kullanacağım yine havalı taban bir ayakkabıya bakmak istedim. Nike air max 90 ürünlerini görünce kendimi en lüks uçakta seyahat ederken aldığım hazzı tekrar yaşadım. Üstelik daha ayağımda bile değildiler. 


Ürün deryasında kendimi şaşırdım. Renklerin güzelliğini size tarif bile edemem. Bu kadar soft veya bu kadar parlak spor ayakkabılar görmedim. Abarttığımı düşünüyorsanız linke kesinlikle bakmalısınız, az bile demişsin dediğinizi duyar gibiyim. Renk değiştiren pastel tonlu tabanlar mı aman tanrım. Teknoloji gelişti demiştim de bu kadarı beni bile şaşırttı.


Eskiden Annem komşularla dertleşirken bu çocuklara ayakkabı dayandıramıyorum. Neredeyse her ay bir ayakkabı paralıyorlar ayaklarında derdi. Oysaki ben büyüdüm ve kaliteli ürünleri bir kere al uzun süre gönül rahatlığıyla kullan mantığını öğrendim. O yüzden bu ayakkabılara vereceğiniz fiyat inanın buna değer. Sizde kanatlarınıza benim kadar iyi bakın. Onları ödüllendirmeyi unutmayın. Üstelik Barçın Sporun web sitesinde çoğu ürünlerde indirimler var. Ücretsiz iade, 200 lira üstü kargo ücretsiz ve kapıda ödeme seçeneği mevcut. Satılan ürünler orijinaldir. Merkezi İzmir olan firmanın 30 dan fazla mağazası bulunmaktadır. Gönül rahatlığı ile %100 güvenli alışveriş yapabilirsiniz.

2 Temmuz 2021 Cuma

NE YAPARSAN ELİNLE, ODA GELİR SENİNLE

 

İnsan bedeni milyonlarca hücrecikten meydana gelir. Bu hücrelerin içinde bizi biz yapan su ve elektrolit adı verilen minareler vardır. İnsanın sağlıklı kalabilmesi için bu hücrelerin içinde bulunan maddelerin dengede olması gerekir. Bu denge bozulunca biz hemen hastalanır, sararır solarız. Bunları niye anlattım. Aklıma hastalanınca hastanede bize ilk serum taktıkları geldi. Sanırım serum yemeyen yoktur. Acil durum kurtarıcısı, hayata dönüşün bileti gibi….

Bütün bunları düşünmemin asıl sebebi; sabah aynayla uzun bir yüzleşmemin oluşuydu. Yüzüm bana yabancı geldi biran. Büyüteçli aynanın karşısına geçip kendimi uzun uzadıya inceledim. Yüzüm elastikiyetini kaybetmeye başlamıştı. Yerçekimi galip geliyordu. Yaşlanıyordum bu apaçık ortadaydı. Alında oluşan ince çizgiler ve yanakların aşağı doğru sarkmaya başlaması yüzde yorgun bir ifadeye neden oluyordu. Zamanı maalesef geriye çeviremeyiz ve sarkmalara engel olamayız. Panik olmadım desem yalan söylerim. İşte tam bu anda serum kelimesi beynimde çınlamaya başladı. 

Peki, yüzüm için ne yapabilirdim. Gözeneklerim açılmış, Kırışıklar epey bir yol kat ederek ilerlemeye başlamış. Yüz rengim solmuş. Ve lekeler oluşmaya başlamıştı. Bir şeyler yapabilmek için geç mi kaldım acaba. Bu zamana kadar neredeydin dedim kendime. Hayat telaşıyla iş, ev çocuklar derken kendimi unutmuşum.  Bir arkadaşım vardı. Gamsız baykuş koymuştum adını. Bana sürekli kendine yatırım yap. Boşuna hırpalıyorsun kendini. Kendinle barışık ol. Erinme her akşam kremlerini sür. Bol su iç gibi bir sürü tavsiyelerde bulunurdu. İnan bunları yapınca çok faydasını göreceksin ilerde deyip dururdu. Sonra aynı yaşta oluşumuz ve onun hala çok diri ve canlı bir cildi olduğunu hatırladım. Mahcup bir tavırla telefonu çevirdim. Her zaman ki cıvıltısıyla telefonu açtı. Ona dedim ki. Sen birçok konuda haklıydın. Şimdi benimle cildin için yaptıklarını paylaşır mısın? 

İnan seni can kulağıyla dinliyorum ve kendime notlar alıyorum dedim. Bunu o kadar sessiz ve üzgün söylemişim ki bendeki burukluğu hemen anladı. Başka soru sorma gereği bile hissetmedi. Baştan başlıyoruz dedi. Öncelikle gözenek sıkılaştırıcı serum kullanmamız gerekli dedi. Yüzümüze uygulayacağımız bu serumlar cildi toparlayacak, sıkılaştıracak ve canlandıracak. Tamamen doğal bir ürün sentetik boya, koku ve koruyucu içermez rahat ol dedi. Ben yıllardır bu şekilde bakıyorum cildime ve görünüşünden parlaklığından çok memnum dedi. Uygularken mutlaka yüzüne masaj yaparak uygula kan akışı dengeye gelsin ve serum cildine nüfus etsin dedi. Daha sonrasında leke karşıtı serum ile oluşan lekelerimizin rengini açacağız ve bundan sonraki oluşmaları engelleyeceğiz. Adım adım ilerleyeceğiz. Merak etme dedi. Etraflıca anlattıklarını dinledim. Sonunda bana önerdiği ve kendi alışverişlerini gerçekleştirdiği web sitesinin linkini verdi. 

Derin bir oh çekip, Bade Natural sayfasını incelemeye başladım. Doğaya ve öze dönüş diyorlardı hikâyelerinde. Hani bitkilerin gücü diyorduk ya. Tanıdığınız, gördüğümüz ama aklınıza gelmeyen bitkilerden yapılmış ve içerik olarak kimyasalların yer almadığı sihirli iksirler gibi karşımda duruyorlardı. Kurucusunun bir eczacı olduğunu ve aynı zamanda kadın gözüyle bu işe el verdiğini bilmek ve arkadaşımın neden bu sayfadan beslendiğini ve kendini özel hissettiğini anlamam çok zor olmadı. Her ürünü dikkatli inceliyordum. Sanki biri beni bitki ve meyve bahçesine bırakmış. Lavanta tarlaları, kuşburnu ağaçları arasında geziyordum.  Sitede indirim vardı. Bu avantajı kullanmalıyım dedim. Ayrıca belirli tutardaki alışverişlerde kargo bedavaydı. Cilt, saç, vücut ürünleri, güneş kremleri ve sabunlar, serumlar lebi deryaydı. Yüzüme bir gülümseme yayıldı. Artık nereden başlayacağımı biliyordum. Biri bana hayata dönmenin biletini vermişti. Annemin sürekli tekrar ettiği atasözü geldi aklıma ne yaparsan elinle oda gelir seninle..

22 Haziran 2021 Salı

İÇİMDEKİ MİMARLA TANIŞTIM

Televizyon kanallardaki bazı tv programlarını insanların görsel zekâlarını geliştirdiği için çok faydalı buluyorum.  İnsanlar evlerini yeniliyor, yeniden dekora ediyor sonrasında muhteşem değişimler meydana geliyor. Tv programları insanlara fikir veriyor, zıt renklerin kullanımları ve birbirine uyumlu renklerin ahengi küçücük bir dekorasyon ürünün bütündeki boşluğu nasıl doldurduğunu görebiliyoruz. Farkında olmadan bilinçaltımız seyrettiğimiz bu görsel şöleni kaydediyor. Sonra bir bakmışız içimizde ki mimar uyanmış. Çevresine fikirler vermeye başlamış.

 Herkesin zevk anlayışı farklı kimi insan klasik çizgileri, kimi modern dokunuşları kimi ise endüstriyel tasarımları, kimi Akdeniz esintisini kimi rustik ev dekorasyonundan hoşlanıyor. Sanırım benim evim asla klasik olmayacak ben modern mobilyaları ve ev dekorasyon ürünlerini kullanmayı daha çok seviyorum. Renk olarak da soft renklerin beni rahatlattığını düşünüyorum. Tabi şunu da belirtmeliyim. Dekorasyon denince aklımıza ev de gelmesin. Ben işyerindeki masamı şık biblolar ve küçük sevimli vazo çiçekleriyle süsledim. Duvarlarımı tablolar ile zenginleştirdim. İnsanın bulunduğu ortamı güzelleştirmesi her daim kendisini huzurlu hissetmesine neden oluyor. İşyerime gelen insanların meraklı gözlerindeki beğeni ile ofisimi incelediğini, bakarken yüzlerinde bir gülümseme olduğunu görebiliyorum. Çoğu da zevkimi takdir ettiğini ürünleri nereden temin ettiğimi soruyor.

Yeni bir yıla girdiğimizde bu yılın huzurlu ve mutlu geçmesini dileriz. Benim şöyle bir totemim oluştu. Her yeni yılda kendime ev dekorasyonu için bir bütçe ayırıyorum. Ürünlerimi seçerken seçeneğimin bol olduğu, kaliteli aynı zamanda fiyat olarak hesaplı ve görsel olarak çok şeker bulduğum English Home markasına yöneliyorum. Trendlerini ve indirimlerini takip ediyorum. Özellikle mevsim geçişlerindeki koleksiyonlarının ambiyansı, teması , özgünlüğü,  modern çizgileri tamda dekorasyon tutkunları için üretilmiş gibi..

Şöyle düşünelim evimizin her köşesi için yüzlerce çeşit ürün deryasına giriyorsunuz. Mutfak, salon, çalışma odası, banyo hatta koridorda bile kullanılabilecek ürünler. Evin havasını nasıl da değiştiriyor. Sizde de oluyor mu? Ben eve yeni bir ev dekorasyon ürünü aldığımda belirli bir zaman içimde bir sevinçle gelip gidip o ürüne bakıyorum. Bana uğurlu geleceklerini düşünüyorum. Özellikle bunu biblolarda daha çok yapıyorum sanırım. Özellikle aldıklarım melek, fil ve kedi figürleri olunca anlam yüklüyorum. Olaya fener ve mumları da ekleyince sanki dünyayı değiştirmiş gibi hissediyorum. Ne demiş atalar tebdili mekânda ferahlık vardır. Tebdil kelimesi değiştirme manasında yeri değiştiremezsek yerin içinde bulunan eşyaları değiştirdiğimizde gerçekten bir ferahlık hissi yaşıyoruz.  Bir arkadaşıma ev görmesine giderken yada özel bir gün ise onlara çeşitli ev dekor ürünleri götürmek daha tatlı oluyor. Baktıkça seni hatırlayacağız hissi yüzlerine yayılınca oh benden mutlusu yok..

16 Haziran 2021 Çarşamba

YAZ GELDİ PLAJLAR BAHAR BAHÇE

 Biz ailece Ankara’ya 1993 yılı Ağustos ayında taşındık.  Mersin küçük bir sahil kentiydi. Çarşısında birkaç tanınmış mağaza vardı. Ankara’ya ilk geldiğimde Kızılay semtindeki caddeler, binalar, vitrin önündeki kalabalıklara bakıp hayret etmiştim.  Aylar sonra Kavaklıdere'nin meşhur Tunalı Hilmi caddesine gittiğimde ise kendimi başka bir dünya başka bir ülkede zannettim. 

Uzun bir cadde idi.. Alabildiğine sağlı sollu mağazalar, şık ışıltılı vitrinler, güzel giyimli kadınlar, bakımlı erkekler ve sokaklarında gitar çalan gençliği ile Tunalı Hilmi..  Mağazalara girip çıkarken önüme kocaman bir mağaza belirdi. Daha önce adını hiç duymadığım Marks & Spencer içeri girdiğimde daha önce hiçbir mağazada görmediğim düzen ve güzel kokular eşliğinde mağazayı gezmeye başladım. Her bir reyon incelikle tasarlanmış, renklere göre sıralanmış ürünler görsel bir şölen havasındaydı. Parfüm ve şampuanların olduğu yerden gelen kokuların sizi cezp ettiği adeta bana doğru gel diye göz kırptığı uzunca bir koridorda ilerlerken köşeyi dönmemle iç giyim, plaj giyim, renk renk mayolar ve bikiniler beni kendine çekmeyi çoktan başarmıştı.

Kalbimin hızla atışını bugün bile hatırlıyorum. Önce mayo modellerinin önünde durdum. Bu kadar çeşit ve rengi ilk defa bir arada görüyordum. Ürünlere dokunduğumda yumuşaklığını hissettim öncelikle. Kalitesi dikişinden belliydi. Birkaç tanesini alıp kabine yöneldim. Mayo kumaşı harikaydı. Kalıpları beni sarmaladı. Usta ellerde üretildiği belliydi. Bikini modellerinin lolipop renkleri içimde kelebeklerin uçuşmasına vesile oluyordu. Bir türlü reyondan uzaklaşamıyordum. Bikini modelleri çok çekiciydi, tasarımcılar bu sezon bohem desenlerde farklı bir hava estirmişler..  Plaj giyimlerinin olduğu yere vardığımda pareolar, terlikler, plaj çantaları, plaj elbiseleri ve güneş gözlükleri resmen bol çeşitte kaybolmuştum. Hangisi alacağıma karar veremiyordum. Bana kalsa hepsi benim olmalıydı. O günü hiç unutmadım. Mağazadan alışverişimi tamamladığımda sanki bütün Ankara benimle geliyor hissine kapıldım. İçimde tarifsiz bir mutluluk Tunalı Hilmi caddesinde mutlu mesut yürümeye devam ettim. Uzun zamandır Tunalıya gitmedim. Ama her gittiğimde uğrak yerim olan mağazayı bugün hala aynı heyecanla ve merakla geziyorum.


Aradan yıllar geçti. Ben her zaman oraya gidemesem de o artık bir parmak şaklatma mesafesinde bana yakın. İyi ki bu teknoloji gelişti. Online siparişle artık özlem giderebiliyorum. Aklıma düşmüşken ve yaz artık iyice kendini hissettirmişken bir bakayım dedim gene aynı güzellikte gene aynı çeşitte mayo-bikini ve plaj modası alabildiğine benim. Süper indirimler yapmışlar. Ayrıca 600 tl alışverişe anında 150 tl indirim eklemişler. 


Plaj giyimdeki elbiseler o kadar güzel ki günlük bile giyebilecek tarzda. Mayo modelleri oldukça şık ve modern tarzda. Kemerli mayolara bayıldım. Bence bu sene kesin trend olacak. Plaj havlularına ne demeli, mayo ve bikiniler ile renk uyumları mükemmel. Üstelik mam, dad ve kids olarak üzerlerine yazmışlar. Böylece karışma, kaybetme olayını da ortadan kaldırmışlar.  Bu markanın en takdir ettiğim yanlarından biri her bedende ürün bulabilmeniz 52 bedene kadar mayo ve bikini bulabilirsiniz. Kumaşlarının özelliklere değinmek istiyorum. Klora ve güneşe dayanıklı olarak özel bir teknoloji ile üretilmişler. Çamaşır makinesinde 40 dereceye kadar yıkanabiliyor. 250 tl üzeri ücretsiz kargo, 30 gün içinde değişim iadesi var.



7 Haziran 2021 Pazartesi

PİKE TAKIMLARI İLE EVLERE GELEN MELTEM ESİNTİSİ


Baharı simgeleyen tabiat anadaki güzellikler bitki örtüsünün renk değiştirmesi, toprağın ve suyun ısınmasıyla kendini gösterirken, evlerimizde bilin bakalım baharın simgesi nedir diye soracak olursanız hiç tereddüt etmeden yataklarımızın üzerine incecik serilen şık pike takımlarımız derim.

Pike kelimesi dilimize Fransızcadan geçmiştir. Kabarık kumaş anlamına gelir. Pike takımları yatak örtüsü olarak kullanıldığı gibi tek başına baharla yaz arası geçişlerde serince yatabilmek içinde kullanılır. Pikeler yatak üzerine tek olarak kullanıldığı gibi, takım olarak da yastığı ve çarşafı birlikte kullanılabilir. Tek kişilik pikeler 160x230 ölçülerinde, çift kişilik pikeler 200x220 ölçülerinde, king size dediğimiz battal boy pikeler de 220x240 ölçülerinde üretilmektedir. Vücudumuza dokununca verdiği serinlik hissi çok hoşuma gidiyor. O duygularla uykuya dalıyorum. Uykuda terlemiyorum. Sabah yataktan dinç olarak kalkıyorum.

Yatak odası kapısının önünden geçerken resmen içim açılıyor. Bu kadar soft renklerde pike bulacağımı düşünmemiştim. Ancak markanın tüm ürünlerinde bu softluğu ve şıklığı bulmak beni mutlu ediyor. English Home markasının bu sene ki pike takımı modelleri çok güzel değil mi? Ben renklerindeki pastelliğe ve kumaşlarının dokusuna bayıldım. Serin yaz ve bahar geceleri kullandığımız pike takımları genelde %100 pamuktan oluşan terletmeyen, nefes alan kumaşlardan üretiliyor. Kendi odama çift kişilik, kızımın odasına tek kişilik pike takımı aldım. Bence bu pike takımları iyi birer ev hediyesi de olabilir. Biri bana hediye olarak pike takımı alsa pek sevinirdim. Her genç kızın çeyizinde de mutlaka pike takımı olmalı..



Pike fiyatlarının sezonda yüksek olacağını düşünmüştüm. Oysa oldukça hesaplı ve ekstra indirimli olduğunu gördüm. Özellikle renk seçeneğimin fazla olması gönlüme göre oldu. Tam bahar renkleri, griler, bejler, maviler, yeşiller, sarılar, lilalar, pembeler... Renk alternatifi çok fazlaydı. Çiçek desenleri, geometrik ve marin desenleri bu seneye damgasını vurmuş.. İndirime girmiş ürünlere bir göz atmanızı özellikle öneririm. Bu markayla özdeşleşen kelime kesinlikle zarif olurdu. Bence Türk halkının renk algısını da değiştirdi. Daha spor daha şık ürünleriyle tekstil sektörüne de örnek oluyor. Kadın için giyim neyi ifade ediyorsa evimizdeki yatak odasının giyimi de ondan soruluyor. O artık ailemizin vazgeçilmez bir parçası. Evlerimize gelen hoş bir meltem esintisi..

English Home mağazalarını neredeyse her semtte bulmak mümkün olduğu gibi, bir tıkla online alışverişlerimizi de kolaylıkla yapabiliyoruz. Biliyor musunuz 75 TL üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz, siparişiniz kapınıza kadar teslim ediliyor. Her ölçüde ve her bütçeye uygun ürünler bulmanızda mümkün. Mağazalardan içeri adımımı atar atmaz, ev dekorasyonu ile ilgili ne arıyorsam bulabiliyorum. Mutfaktan banyoya, yatak odasından salona, kozmetikten giyime dair ne varsa..  Hem klasikten uzak, hem bol çeşit, hem de ürünlerinin kalitesi ile gönlümü fethediyor. Mağazalarda personelin müşteriyi karşılaması, ilgili ve güler yüzlü olması daha keyifli alışveriş yapmamıza neden oluyor. İyi ki varsın English Home..

1 Haziran 2021 Salı

Doğanın Kıymetini Bilenlere: Kamp Sandalyesi

Uzun ve stresli çalışma temposuna ara verip deşarj olmanın en güzel yollarından birisi, doğayla buluşmaktır. Yeşil ile mavinin kıymetinin daha çok farkına varıldığı günümüzde siz de yaz kış demeden kendinizi doğanın içinde bulanlardansanız; kamp sandalyesi, güneş şemsiyesi gibi pratik, portatif ve işlevsel ekipmanlar tam size göre! 

Kamp Sandalyesi ile Doğanın Uyanışına Şahit Olun 

Son günlerde doğaya yapılan kaçışlar oldukça trend durumda. Doğa yürüyüşleri bir yana, kendine yeşille baş başa bir dinlenme molası vermek isteyen herkes soluğu şehir içerisindeki park ve bahçelerde alıyor. Yeşilin tadını doyasıya çıkarmak isteyen doğa severler, her sene kamp ve piknik alanlarını dolduruyor. Mangalını ya da aperatif yiyeceklerini hazırlayanlar, ailesi ve arkadaşları ile kendilerini çayır çimende buluyor. Kimileri ise, bir yolculuk esnasında plansız kaçışlarla bir yeşil molası vermeyi tercih ediyor. Yine kimileri ise kendi bahçe veya terasında mütevazı bir dinlenmeyi tercih ediyor. Hangi şekilde olursa olsun doğanın içinde de olsa konfor arıyorsanız; hafif, pratik ve fonksiyonel bir kamp sandalyesine ihtiyacınız olacak.  

Açılır kapanır sandalye modellerini hafif oluşu ile arabanızın bagajında, bisikletinizin sepetinde ya da elinizde bile kolayca taşıyabilir, aklınıza esen her anda doğada kullanmanın keyfine varabilirsiniz. Kullanım ve taşıma rahatlığı sayesinde piknik yaparken ya da piknik masası bulunmayan mekanlarda yere oturmak istemeyenler için piknik sandalyesi biçilmiş kaftandır. Çoğu modelde olan kolları destekleyen kolçakları, rahat bir duruş sağlar. Örneğin, sahilde kitabınızı okurken bu kolçaklar sayesinde kendinizi daha hissedebilirsiniz. Rejisör model olarak da bilinen modellerde bardak konulabilen bir alan da mevcuttur. Böylece, ormanda ya da sahilde bir yandan doğanın seyrine dalarken bir yandan ise içeceğinizi yudumlayıp, pratik bir şekilde hemen yanınızda muhafaza etmeniz mümkün.  


İyi Bir Kamp Sandalyesinin Özellikleri 

Birkaç modeli bulunan kamp sandalyesi genel olarak hafifliği, pratikliği ve konforu ile ön plana çıkıyor. Kamp sandalyesi satın alırken nelere dikkat edelim derseniz, işte sizin için birkaç püf noktası: 


  • Hafif olmalıdır. Taşıma kolaylığı sunmalıdır. Buna yönelik kılıfı ve askısı olan modelleri tercih edebilirsiniz. Askıları ve hafifliği sayesinde her an omzunuzda taşıyabilir, yürüyüş yaparken istediğiniz anda ve mekanda hiç beklemeden sandalyenizi kurup molanızı verebilirsiniz. 
  • Kamp yaparken, tatilde ya da bir yolculuk planında yanınıza birçok eşya almanız gerekebilir. Bu nedenle, alacağınız kamp sandalyesi az yer kaplamalıdır. Katladığınız zaman kapladığı yerin küçük olması, saklama ve taşıma kolaylığı sunar.  
  • Kumaşını ve iskeleti oluşturan boruların kaliteli olması, uzun süreli kullanım sağlar. Bir kamp sandalyesinin genellikle 110 kiloya kadar taşıma kapasitesi bulunur. 
  • Kamp sandalyesi, açıp kapama konusunda pratik olmalıdır. 
  • Oturduğunuzda sırtınızı ve belinizi destekleyen bir formda olmalı, uzun süreli kullanımda bedeni yormamalı ve konforlu kullanım sunmalıdır. 
  • Kamp sandalyesini, suda ya da ıslak zeminde kullandığınızda deformasyona uğramayan bir malzemeye sahip olmasına özen göstermelisiniz. 

Bir Sandalye, Biraz Güneş ile Doğanın Tadını Çıkarın 

Özellikle sıcak yaz aylarında plajda uzun vakit geçirmek istiyorsanız, güneşin zararlı ışınlarından korunmanızı sağlayacak ekipmanlar edinmeniz gerekir. Bu anlamda sağlıklı bir şekilde güneşlenebilmek ve rahatsız olmadan güneşin tadını çıkarabilmek için kamp sandalyesinin başına kuracağınız bir plaj şemsiyesi, olmazsa olmazdır. Kumda rahatça kullanabilmeniz için bidonlu modelleri ya da kuma kolayca yerleştirilebilen sivri uçlu modelleri tercih edebilirsiniz. Sabit gövdeli olanları ya da güneşin geliş yönüne göre konumlandırma yapabileceğiniz, eğilebilen iskelete sahip modelleri tercih edebilirsiniz. 

Siz de doğanın ve yazın keyfini çıkarmak istiyorsanız, Koçtaş'ın web sitesini ziyaret ederek kamp sandalyesi ve şemsiye modellerini inceleyebilir ve Koçtaş güvencesiyle kolayca satın alabilirsiniz. 



31 Mayıs 2021 Pazartesi

İÇİMDE SUWEN VAR

İlk sütyenle tanışmamı hatırladım da çok heyecanlanmıştım. Bedenime yeni bir arkadaş gelmişti ve artık biz ömür boyu beraberdik. Biz kadınlar için rahatlık kadar, kumaş kalitesi ve üzerimizde ki görüntüsü de çok önemli. Yıllar içinde bir çok ünlü markanın sütyenini deneme fırsatım oldu. İçim de kalan suwen oldu. Yerli gururumuz olan marka 2005 yılında kurulmuş olup Türkiye ve yurtdışında perakende ağını genişletmeye çalışıyor. Online satış ve mağaza kültürleriyle AVMler de kadınların gözdesi.

Ürün çeşidi ve kalitesiyle yurtdışı firmalarıyla yarışan marka kadının yanında olduğunu ve her zamanda bu desteklerini sürdüreceklerini reklam filmleriyle de kanıtlıyor.

İçimde suwen var sloganı ile yola çıkan marka kadının özgür olarak kendini ifade edebilme gücünü vurgularken aslında tüm kadınlara özgüvenli olup ihtiyaçlarını toplum tarafından ayıp olmaktan çıkarıp bunu rahatlıkla dile getirebilmelerini söylüyor.

Kadın her ortamda her koşulda kendini rahat özgür ve güçlü hissetmek ister. Günlük hayatta kullandığı sütyenler kadar, spor yaparken, anne olduğunda emzirme sütyeni takmak zorunda kalır. Her kadının anatomik göğüs yapısı ve ihtiyacı farklıdır. Düşündüm de önceden sadece üç renk sütyen vardı. Şimdi ise istediğin her renk sütyene ulaşma imkânımız var. Kıyafetimizin rengi ile taktığımız sütyenimizin rengi bile aynı oldu. Teknoloji geliştikçe renk tasarım ergonomi kendini kadına adadı desek yeridir.  Ben rahatlığı severim. Yokmuş kadar rahat ama orda olduğunu bilecek kadar özgüvenli. Gün yirmi dört saat yanımızdan ayırmadığımız bizimle bütünleşen bir şeyin aynen de böyle hissettirmesi gerekiyor.

Dantel, balen, toparlayıcı destekli, emzirme, pedli  gibi birçok kelimenin de hayatımıza girmesine vesile olan sütyen kadının dili oldu adeta. Kadına özel bir lügat oluştu. Elma dersem çık armut dersem saklan oyunu geldi aklıma. İstersen büyük göğüs istersen küçük göğüs olabilmesi ne kadar şahane değil mi? Teknoloji o kadar gelişti ki kullandığımız sütyenler göğüslerimize şekil vermeye başladı. Dikleştiren toparlayan büyüten küçülten….

Yaz geldi çattı. Spor yapmak gerek. Yürüyüşte en çok açık havanın,  ötüşen kuşların ahengi  ve ağaçların güzel kokusunun tadını çıkartmak.. Spor yaparken canınızı acıtmayacak kadar rahat bir sütyene ihtiyaç duyuyor insan. Birde regli olduğumuzda şişen göğüsler içinde nefes alan kumaş dediğimiz kumaştan özel üretilmiş kalın askılı spor sütyeni kullanırsak daha rahat ederiz. 

Şunu fark ettim ki insan huzurlu ve özgür hissettiği her şeye bağlı kalıyor. Moda kadının takibinden kaçmaz, her yeni sezonda yeni koleksiyonlar görücüye çıkarken ben bağlı olduğum markanın yeni sezon ürünlerinin vitrinlerde yer almasını dört gözle bekliyorum. Avm ye gittiğimde uğrak yerlerim vardır. İç çamaşır mağazam gibi artık orada çalışan insanlarla arkadaş olduk desek yeridir. Bir ürüne dokunurken, bakarken tercihlerimi benden önce bilip bana yön veren ve aynı dili rahatlıkla konuşabildiğimiz güler güzlü kadınlar. İyi ki varsınız.

27 Mayıs 2021 Perşembe

Online Diyetisyene Başladım !!

Ahh başlayıp ne iyi etmişim :) Başlamak bitirmenin yarısı derler ya, ben kafamda bitirdim finish e vardım !! 

Bugün başlayalı 14 gün oldu ve kilo kaybım dile kolay 6.800 gram 🙋 Kendi rekorumu kırdım kendi çapımda :) Neler yaptığımı çok merak eden insan var. Öncelikle inanıyorum, üstüme ve zihnime yapışan bu kilolardan kurtulacağıma ! Şu ortamda hastaneye ve diyetisyen ofisine gitmekten kaçınıyorum. Hemde zamanım yok, git gel, tartıdan tartıya görüş, irtibatı o sürede kes istemedim. Kendime yağ, su, kas ölçen, sonucu telefon ekranına atan tartılardan aldım. Sonra online diyetisyen görüşmelerim oldu. Karşılıklı yazışmalardan sonra aklıma ve bütçeme en uygun gelen bir diyetisyene başladım. Ölçümlerimi gönderdim, listem hazırlandı ve uygulamaya başladım. Şuan için çok fark yok bana göre fiziksel bakıldığında, kilom çok fazla olduğundan dolayı. Yoksa 7 kilo 1 bedene denk geliyor. 1 bedene yakın inceldim aslında. İlk hafta 23 cm bu hafta 14 cm inceldim. Ruhen çok fark ediliyor, sürekli pozitif geziyorum. Paketli gıdalara öcü gözüyle bakıyorum.

Sabırlı olmak, sürecin uzun olduğunun bilincinde olmak. Her dakika tartıya çıkmıyorum, sadece diyet günleri tartılıyorum, kendime de sürpriz yapıyorum. Sabır çok lazım bu dönemde. Aşamalardan geçeceğiz, sabrımızı zorlayacak anlar olacak. Ama PES ETMEK YOK.. Sabırla devam edeceğiz.

Motivasyonu yüksek tutmak buda üçüncüsü ve en zoru belkide. Bu direncimi kırmak için başladım online diyetisyene. Yediğimi ,içtiğimi sürekli whatsapptan gönderiyorum. Oda beni motive ediyor, bugüne kadar kaçamak yapmadığım diyet yoktu. İyi kilo veriyordum ama hep kaçamaklarla beraber. İlk kez kaçamaksız hadi canım şunu çekti diye yemedim. Bir kere atak yaşadım, oda aç olduğum içinde değildi. Can sıkıntısından dolayı duygusal yeme bozukluğu gibi bişeydi, ufak atlattım. Ders aldım. Çünkü insan sinirlenince çatır çutur edecek bişey yemek istiyor. Canı ne tatlı nede tuzlu istemiyor. Yese de kesmiyor. Size iyi gelen sadece çatır çutur çıkan ses. Obezite Merkezine gidince, psikolog grup terapi seansında bu konuyu konuşmuştuk. Salatalık 1 numaralı masum kurtarıcım bundan ondan.. 

Aslında diyet listem klasik bildiğiniz gibi :) 3 ana öğün ve 4 ara öğün 3 ana öğünün 2 sinde protein var bir öğünde sebze var. Instagram kullanıcısı iseniz, sizde ana öğünlerimi ara öğünlerimi oradan takip edebilirsiniz. Kullanıcı adım 'cananzerkinli '


İkinci hafta üç günlük bir detoks uyguladık. Onda da ekmek yoktu ve meyve yoktu. Extra Ödem atıcı bir kür vardı. 

Kan şekerimin düzene girmesine çok seviniyorum. Geçen haftalarda sürekli acıkıyordum ve kan şekerim düşüyor bayılacak gibi oluyordum. Cebimde kesme şeker taşıyordum. Yaşadığım duruma tıp dilinde hipoglisemi deniliyor. Diyabet hastalarının çok yaşadığı fena bir durum. 

Detoks suyu ile beynimde, midemde, kanımda gezen işgalci güç olan karbonhidratlara, yağlara şifa püskürtüyorum :)

Ara ara yazmaya çalışacağım buraya sonuçları ve gidişatı. 

Sevgiyle kalın..