16 Ekim 2015 Cuma

Özgürlükler Şehri Amsterdam’a Gitmeye Ne Dersiniz?

İstanbul gibi hayatın yoğun geçtiği şehirlerden birinde yaşıyorsanız, zaman zaman her şeyi bir kenara itip 3 gün ruhunuzu dinlendirmeye, şehrin karmaşasından kaçmaya ihtiyaç duyarsınız. Böyle zamanlarda hemen hemen hepimiz gidilebilecek Avrupa şehirlerine bakar içlerinden en cazip olanı seçmeye çalışırız.
Kimimiz eş dost tavsiyesine göre kimimiz internette bulabileceğimiz gezi sitelerine bakarak bir seçim yapmaya çalışırız. Şehir seçiminden sonra öncelikli yapmamız gereken en ucuz uçak biletini bulmak ve en uygun konaklama alternatiflerini değerlendirmek olur.
Örneğin Amsterdam gibi havayolu şirketlerinin bol sayıda tarifeli sefer koyduğu şehirlerden birine gidecekseniz çok şanslısınız. Çünkü havayolu şirketleri arasındaki rekabet en çok yolcuya yarıyor. Hele bir de kampanya dönemine geldiyseniz yaşadınız demektir. Bu arada ufak bir hatırlatma yapmak isterim; uçak biletinizi alırken en ucuz Amsterdam uçak bileti seçenekleri için havayollarının kendi sitelerinden daha uygun fiyata bulabileceğiniz ve son derece güvenli online bilet alabileceğiniz internet sitelerine de göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim. Aradaki fiyat farkları sizi bir hayli şaşırtacak.
Şayet Amsterdam tatili kafanıza yattıysa ve plan yapmaya başladıysanız klasik gezi sitelerinin gezilip görülmesi gereken yerler başlığı altında yazdıkları yerlerden farklı bir önerim olacak size. Şayet Amsterdam’a gittiyseniz yapmadan dönmeyin diyeceğim en önemli aktivite “Heineken Bira Fabrikası” ziyaretidir. Öncelikle girişin ücretli olduğunu ama bu parayı fazlasıyla hak ettiğini söylemem gerekir.
Küçük bir aile şirketinden yaklaşık 180 ülkede popüler olmuş bir markaya dönüşen Heineken biralarının 100 yılı aşkın geçmişi karşısında büyüleneceksiniz. Heineken bira fabrikasında şüphesiz en çok ilginizi çekecek olan yer, kendinizi bir arpa tanesi olarak farz edip sonra hangi işlemlerden geçip biraya dönüşünüzün anlatıldığı odadır. Şüphesiz bu deneyimi size yazıyla aktarmak bir hayli güç, yüzden bunu mutlaka yerinde yaşamanızı öneririm. Ayrıca kendi Heineken şişenizi 5 euro karşılığında yapabilmeniz de ayrı bir eğlence ve tecrübe olacaktır. Bununla beraber geçmişten günümüze kadar kullanılan ürünleri ve yayınlanmış bütün Heineken reklamlarını izleyebilirsiniz. Bu anlattıklarıma ek olarak Heineken binasında gezerken imalattan yeni çıkmış en taze Heineken’i de tatma imkanınız oluyor. Giriş için ödediğiniz ücrete 3 adet biranın dahil olduğunu hatırlatayım.
Tabi ki Amsterdam’da yapmadan veya görmeden dönülmemesi gerekenler listesi bir hayli uzun. Ama özetle şunu rahatlıkla diyebilirim ki: Ölmeden önce yapmanız gerekenler listesine mutlaka Amsterdam seyahatini ekleyin.