4 Eylül 2013 Çarşamba

Ankara Engelsiz Filmler Festivali başladı

Bakan dahil tüm protokolün gözlerini bağladılar

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma 

Şahin Ankara Engelsiz Filmler Festivali'nin açılışını yaptı. Görme engelli Ali Aytaç'ın piyano resitalinin ardından Bakan Şahin ve festivale katılanlar, Rezan Yeşilbaş'ın 65. Cannes Film Festivali Kısa Film Yarışması'nda Altın Palmiye ödülü alan "Sessiz" adlı kısa filmini gözlerini siyah bir 

bantla bağlayarak sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı alt yazılı olarak izledi.

                                                             
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, "İnsanın mutluluğuysa, 76 milyonun mutluluğuysa, kadın, erkek, genç yaşlı demeden herkesin mutluluğunu sağlamamız gerekiyorsa, her bir ferdin ihtiyacını giderecek şekilde sosyal devlet anlayışını güçlendirmeliyiz" dedi.Şahin, Bakanlığının himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkıları ve Halkbankasının sponsorluğunda gerçekleştirilen Ankara Engelsiz Filmler Festivali'nin açılışını yaptı. Cer Modern'deki törende Şahin, sesli betimlemeli, ayrıntılı alt yazılı
ve işaret diliyle hazırlanan kısa filmi engellilerle izledi. Şahin, buradaki konuşmasında, festivalin hayata geçmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.
"Toplumumuzun yaşadığı en büyük sorun bu"

Engellilerin sosyal hayata dahil edilmesinde ülke olarak geç kalındığını belirten Şahin, "Birbirimizi anlayabilmemiz, yaşamımızı kolaylaştırmamız gerekiyor. Bu, sadece engellilerin sorunu da değil. Engelsizlerin engelliyi anlamaması, engelsizlerin kendi içinde birbirini, konuşan, gören, duyanların birbirini anlamaması aslında bugün toplumumuzun yaşadığı en büyük sorun bu" diye konuştu.

Engelleri aşmanın yolunun insanların birbirleriyle muhabbet, inanç ve gönül diliyle iletişim kurmasından geçtiğini vurgulayan Şahin, şöyle devam etti: "Bugün çok önemli bir şeyi başarıyoruz, beyaz perdenin önünde engelli kardeşlerimizin önündeki engeli kaldırıyoruz. İnsanoğlunun yaradılışı itibarıyla sosyal kültürel anlamda çok şeye ihtiyacı var. İnsanın mutluluğuysa, 76 milyonun mutluluğuysa, kadın, erkek, genç yaşlı demeden herkesin mutluluğunu sağlamamız gerekiyorsa, her bir ferdin ihtiyacını giderecek şekilde sosyal devlet anlayışını güçlendirmeliyiz. İşte sanat o yüzden çok önemli, evrensel. Bir kitabın anlattığı şeyi bir fotoğrafla anlatabiliyorsunuz. Beyaz perdedeki bir kare bütün zihinlerin değişimini güçlendirebiliyor, önyargıları kırabiliyor, bilinci yükseltebiliyor, farkındalığı artırabiliyor ama sanata ulaşabilmek bu salonlara gelebilmek çok kolay değil. O yüzden engellinin eğitim, sağlık sorununu çözmüş olmanız gerekiyor."
"Bugün hayaller gerçek oldu"
Şahin, engellilerin sadece fırsat eşitliği verilmesini istediklerini dile getirerek, şunları söyledi: "En büyük sorun engelsiz vatandaşlarımız. Ortak alanlarımız çok az, çocuklarımızı aynı okula göndermekte zorlanıyoruz. Eğer akrabasında, komşusunda bir engelli varsa iş çözülüyor. O yüzden o birlikteliği, kaynaştırmayı, bir arada yaşama kültürünü başardığımızda herkes birbirini çok kolay anlıyor. Biz, bunu başarmak için gayret ediyoruz. Sinema salonuna getirebilmek için bütün alt yapıyı kurabilmemiz gerekiyor. İşte o yüzden şu anda Plan Bütçe Komisyonunda beklettiğimiz ve ekim ayında çıkaracağımız, engelli kardeşlerimiz için çok önemli bir yasa var. Zihinsel engellerimizin korumalı iş yerini güçlendireceğimiz, sesli betimlemeyi kolaylaştıracağımız, bürokratik işlemleri azaltacağımız, işin mali boyutunu azaltacağımız bir çalışma. " Bugüne kadar atılan adımların yeterli olmadığını vurgulayan Şahin, bütün sinema salonları engellilerin de kullanabileceği şekle getirilene kadar mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.
Kendisi de görme engelli olan Sesli Betimleme Derneği Başkanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müşaviri Kenan Önalan da yıllar önce üniversitede okurken bir hayalle yola çıktıklarını ve bugün hayallerinin gerçek olduğunu söyledi. Hem Bakanlıkta hem de dernekte engelliler için önemli çalışmalar yürüttüklerine değinen Önalan, üniversite yıllarında izledikleri bir filmin sonunu anlamamaları üzerine Boğaziçi Üniversitesinde sesli betimleme çalışmalarına başladıklarını anlattı.

Bugün yaklaşık 100 bin engellinin internet üzerinden sesli betimlenen ve işaret diliyle uygun hale getirilen dizi ve filmleri izleyebildiğini vurgulayan Önalan, hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü ifade etti. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ise Suriye'deki iç savaşa dikkati çekerek, bu savaşın sonucunda engelli insanların sayısının da artacağına vurgu yaptı.

Festival "Sessiz"le başladı
Görme engelli Ali Aytaç'ın piyano resitalinin ardından Bakan Şahin ve festivale katılanlar, Rezan Yeşilbaş'ın 65. Cannes Film Festivali Kısa Film Yarışması'nda Altın Palmiye ödülü alan "Sessiz" adlı kısa filmini gözlerini siyah bir bantla bağlayarak sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı alt yazılı olarak izledi. Filmin ardından gazetecilere açıklama yapan Şahin, şunları söyledi: "Kültür ve sanatın bir ülkenin gelişmişliğini, beşeri sermayesinin talebini gösteriyor. Bugün engelli kardeşlerimizle alakalı bu festivali yapabiliyorsak, bu engelli kardeşlerimizin ülkemizdeki geldiği noktayı gösteriyor. Çünkü artık evinden çıkan, sosyal hayatın içinde olan, eğitimin, sağlığın, istihdam sorununu çözebilmiş insanlar gelip sanattan, kültürden istifade etmeye başlıyor. Dolayısıyla bu noktaya gelmiş olmak çok sevirdirici." Gözleri kapalı olarak film izlerken zorlandığını belirten Şahin, engellilerin çok zor bir sınavı olduğunu vurguladı.
Tüm gösterimler ücretsiz

Engelli seyircilerin engeli olmayan seyircilerle programdaki tüm filmleri izleyebilecekleri, söyleşi ve atölyelere katılabilecekleri festivalde, kısa ve belgesel filmlerden çocuk filmlerine uzanan geniş bir yelpazede eserler izleyicilerle buluşacak. Tüm gösterimlerin ücretsiz olacağı, 8 Eylül'e kadar kapılarını sinemaseverlere açık tutacak festival, görselliğe ve işitselliğe dayalı bir sanat dalı olan sinemada bile, gerekli düzenlemeler yapıldığında göremeyen veya işitemeyen seyircilerin diğer izleyicilerle aynı seyir zevkini alabileceğini ortaya koymayı, görme ve işitme engellilerin toplumsal yaşama daha eşit katılımına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Festival'de Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilecek "Engelsiz Yarışma", engelli seyircilere bir film festivalinde yarışma takip etmenin heyecanını da tattıracak. Pelin Esmer'in "Gözetleme Kulesi", Reha Erdem'in "Jin"i, Yusuf Pirhasan'ın "Kurtuluş Son Durak"ı, Reis Çelik'in "Lal Gece"si, Emin Alper'in "Tepenin Ardı" ve Erdem Tepegöz'ün "Zerre" filmleri Engelsiz Yarışma kapsamında seyircilerin beğenisine sunulacak. Jürinin en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo ödüllerini dağıtacağı Engelsiz Yarışma, seyircilerin gösterimler sonrası filmleri oylayarak "Seyirci Özel Ödülü”nü belirlemesine de fırsat verecek.

Engelsiz Yarışma jürisinde yönetmen Ezel Akay, oyuncu Şebnem Sönmez ve sinema yazarı Çağdaş Günerbüyük bulunuyor. Engelli seyircilerin güncel Türk sinemasını takip etme fırsatı yakalayacağı yarışma, Halkbankın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Yarışmanın ödülleri 8 Eylül'de Cer Modern'deki törenle sahiplerini bulacak.

Çağdaş dünya sinemasının örnekleri festivalde

Festival, yarışmanın yanı sıra Türkiye ve dünya sinemasının geçen senelerdeki örneklerini seyirciyle buluşturacak.Onur Ünlü'nün Altın Koza Film Festivali'nden en iyi film ve en iyi senaryo ödülleriyle dönen Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi ve yönetmen Yüksel Aksu'nun Entelköy Efeköye Karşı adlı eserleri yerli sinema bölümünde izlenebilecek. "Dünyadan" bölümünde ise sinemanın farkıl örneklerinden seçkiler sunulacak. Festivalde engellilik hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla bu temaya sahip filmlerden bir seçki de hazırlandı. Festivalin çocuklara özel hazırladığı film seçkisi, engelli çocukların engelsiz yaşıtlarıyla film seyretmelerine imkan verecek. Bu bölümde yer alan ve sinemanın yaşayan ansiklopedisi Martin Scorsese'nin yönettiği Hugo ile Korsanlar seyirciyle buluşacak. Ayrıca Canlandırma Atölyesi'nde 9-12 yaş grubundan işitme engelli çocuklar, animasyon (canlandırma) sanatı ile tanışacak